+90 539 342 6363
 
   

  Cemil MANDACI



Cemil MANDACI   -   cemilmandaci@hotmail.com
25.08.2023   -   693 defa okundu..
Kızılçam Ormanı..
Paylaş

ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE ANKARA


Dün gibi hatırlıyorum. Ortaokul
coğrafya dersinde şöyle bir cümle vardı. “EGE ve AKDENİZ bölgelerinde 800
rakımın altında KARAÇAM yetişmez” Araştırdım, aynı bilgi internette de var.
Gerçekten EGE ve AKDENİZ bölgelerinde 800 rakımın altındaki ormanların tamamı
KIZILÇAM.. Adeta çıra gibi hemen yanıyor. 




Ege ve Akdeniz Bölgelerinde her
yıl yüzlerce yangın çıkıyor. Ormanla birlikte çevredeki sera ve zeytin ağaçları
da hepsi yanıyor ve maalesef kül oluyor.


Orman teşkilatı cansiperane
çalışıyor. Yangın söndüreceğim derken şehitler veriliyor. Atina’da çıkan
kızılçam orman yangınında yüzün üzerinde ölen olmuştu. Bizim Çanakkale’de
Gelibolu, İntepe (Erenköy), Antalya Kumluca, Muğla Göcek yangınları tüm çevreyi
yakıp bitirdi.


Kumluca yangınında ne bağ evi
kaldı ne de sera kaldı. Keza bu yıl Marmaris, Bodrum Milas ve Manavgat orman
yangınları da hepimizi çok üzdü.


Karadeniz Bölgesinde yılda birkaç
yangın çıkıyor. Buralar KARAÇAM olduğu için yangın büyümeden söndürülebiliyor.


1970’li yıllarda Keşan Korudağ
ormanları tamamen yanmıştı. Aynı yıl Kızılçam dikimi yapıldı.


Aradan elli yıl geçmesine rağmen
dikilen kızılçam fidanları 20-25 cm. çap kalınlığı geçemedi. Halen fidan
görünümünde. Kesilecek bir ağaç (tomruk) olması için herhalde 100 yıl beklemek
gerekecek. Kızılçam çok yanıcı olmasına rağmen verimi ekonomik değil, kerestesi
de kaliteli değil…


Aynı tarihte Çanakkale Yapıldak
köyü sahiline diktiğimiz FISTIK ÇAMLARI 60-65 cm. çapında tomruk oldu. Üstelik
4-5 yaşından itibaren FISTIK veriyor. Her yıl BERGAMA’dan gelip bu fıstıkları
topluyorlar.


Sonuç itibariyle Kızılçam yerine
Fıstık ÇAMI dikilirse 5-10 yıl sonra meyve vermeye başlıyor. Yani gelir
getiriyor. 40-50 yıl sonra Kızılçamın iki üç misli büyüklüğünde ağaç oluyorlar.
Yangında da daha az risk taşıyorlar. Diğer çam ve selvi gibi geniş yapraklı
ağaç çeşitleri de tercih edilebilir.


BENİM DÜŞÜNCEM;


1) Öncelikle yangının çıkmasını
önlemektir


2) İkincisi de çıkan yangını
söndürmektir.


Yangının çıkmasını önlemek için;


a) Genelde KIZILÇAM dikimine son
verilmelidir.


b) Orman sınırları belirgin hale
getirilmelidir. Fundalıklar ayrılmalıdır.


c) Ormanlar bölüm haline
getirilmelidir.


d) Yerleşim bölgelerinin ve orman
içi yol etraflarında belirli mesafelerdeki kızılçamlar acilen kesilerek yerine
diğer yangına dayanıklı ağaçlar dikilmelidir.


e) Orman köylüsü Eylül-Ekim
aylarında ormanda kuru kesim yapabilmelidir.


f) Kozalak ve çam yaprağı , kuru
dal kesme yasak olmamalı ve bunlar toplatılarak SUNTA ve BETON PLAK
yapılmasında kullanılmalıdır.


g) Orman bitişiğindeki tarlalara
arpa-buğday ekimine müsaade edilmemelidir. En azından ekin biçildikten sonra
tarlanın sürülmesi mecburiyeti getirilmelidir.


h) Atlı orman korucuları mutlaka
olmalıdır.


ı) Orman kadastrosunda olsa dahi
fundalıklara az su isteyen meyve dikimi yapılmalıdır. Zeytin, badem, ceviz,
ıhlamur vb.. Bu işler orman adına yapılabileceği gibi 49 yıllığına kiraya da
verilebilinir.


i) Zeytinde olduğu gibi DELİCE’ye
yapılan aşı ile ZEYTİN veren ağaç olduğu gibi KIZILÇAM fidanına da KARAÇAM
aşılaması yapılırsa Ege ve Akdeniz bölgelerinde yetişebilen bir çam türü
oluşturulabilir mi Denemek gerekir.


Orman fidanlıklarında bir
araştırma yapma imkanımız var mı Belki de yangına dayanıklı bir çam cinsi
bulmuş olabiliriz!..


ÇANAKKALE’YE GELİNCE; Çanakkale
yaklaşık 10000 km2 bir yüzölçümüne sahiptir. Yani Kıbrıs Adasının tamamından
büyük olduğu görülmektedir. Çanakkale il nüfusu 550.000 kişi Kıbrıs’ın ise
nüfusu 1.000.000 un üzerindedir. Çanakkale arazisinin % 52’si Orman
Bakanlığının kadastrosunda yani Bakanlığın arazisidir.


Aslında, Çanakkale’de gerçek
orman alanının % 27 - % 30 arasında olduğunu zannediyorum. % 20 - % 25’i
fundalık demek. Bu da Çanakkale’de 2500 km2 fundalık olarak hiçbir işe
yaramadan bekletiliyor demektir.


Çanakkale arazisinin Ayvacık ve
Bayramiç’deki dağlık arazileri zeytine çok elverişlidir. Diğer ilçelerde ise
dağlar kayalık olmadığından, buralardaki fundalıklara ceviz, badem, kestane,
ıhlamur ve çam fıstığı gibi az su isteyen ağaçlar dikilebilir.


Bu fundalık araziler 49
yıllığına, başta Orman ve Ziraaat Mühendisleri olmak üzere, halkımıza, yukarıda
saydığım ağaç cinslerini dikmek şartıyla, kullanılmak üzere verilebilir. Bu
kişiler teşvik kredilerle de desteklenmelidir.


Kızılçam’ın artık bir değeri
kalmadığı gibi, yangına davetiye çıkarması, çevreye ve insanlara zarar vermesi
üstelik çıra gibi kolayca yanması mutlaka dikkate alınmalıdır.


Orman teşkilatının, yangınlarda
cansiperane çalışıp yangınları söndüreceğim diye şehit dahi verdiğini hepimiz
biliyoruz.


1975’li yıllarda Çanakkale’den
kadastro geçti. Köylülerin köy tapuları iptal edilerek yeni kadastro tapuları
verildi. Yani Devlet Tapusu..


Ama ne oldu 4-5 yıl sonra o
zamanki Orman Bakanlığı havadan yaptığı ölçümlemelerde tapulu bazı tarlalara
“ormandır” diyerek, köylüyü mahkemeye verdi ve tapu iptal davaları açtı.


Neticede köylüler, ormanı
yakmadığı, kesmediği, tarla açmadığı halde Devletin vermiş olduğu tapularına
güvenerek haklarında açılan davalarda, mahkemeleri yeterince takip
edemediklerinden mahalli mahkemelerde


davalarını kazanmış olsalar da
Ankara’daki temyiz mahkemelerini kaybettiler. Devletin vermiş olduğu tarla
tapuları, yine Devletin eliyle geri alınmış oldu. Böylece köylüler mağdur
edildiler.


Bakanlığımız, geç de olsa bu
haksızlığı kaldırır diye düşünüyorum. Ben bir vatandaş olarak “bana ne”
diyemiyorum. Aslında bu tarlalar ile uzaktan yakından bir ilişiğimin olmadığını
da söylemeden geçemeyeceğim.


Tek ilgim; bu insanlara haksızlık
yapıldığı kanaatinde olduğumdur.


ÇÖZÜM ÖNERİLERİM İSE;


1- Köylüye istimlak ödemelerinin
asgarisi yapılabilir


2-Mahkeme kararıyla ellerinden
alınan tarlaların karşılığında hazine arazisi verilebilir


3-Özel orman statüsünde olmak
şartıyla tapuları geri verilebilir


TAKDİR SİZLERİNDİR…


Sadece Bakanlıktan değil,
devletin en üst kademesinden, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden bu düzeltmenin
yapılmasını bekliyorum.


Cemil MANDACI


İnşaat Yüksek Mühendisi


Cemil MANDACI Diğer Yazıları


Benim Mühendis Gözümle
Kızılçam Ormanı

İletişim Bilgileri


İsmet Paşa Mahallesi İnönü Caddesi
157/1 - 17010 - Merkez / Çanakkale

Bir Sorunuz mu Var
info@canakkaleburda.com

Remzi CAN


+90 286 210 0101
+90 539 342 6363

Haber Kategorileri


  Magazin
  Guncel
  Siyaset
  Ekonomi
  Spor
  Cevre
  Saglik
  Emlak
CopyRight by 2021 Çanakkale Burda, tüm hakları saklıdır.
Çanakkale Web Tasarım